Sitemizde Şuan 224 Kitap Özeti Bulunmaktadır.

Kahperengi

Kahperengi
 Kitap Adı : Kahperengi
 Tür : Romantik Aşk
 Yayın Yılı: : 2012
 Yazar : Hande Altaylı
 Sayfa : 324 Sayfa
 Puanı : 8
 Okunma : 2.867 Kez Okundu

KİTABIN TANITIMI:
Romanları yayımlandığında en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı’dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.
O sabah yatakta gözlerini açtığında ise kendini iyi hissetmiyordu. Bir gece önce Fırat’ı görmek dengesini altüst etmişti. Geçmişin asla sandığımız kadar uzakta kalmadığı gerçeğiyle yüzleşmek, yeteri kadar uzağa gidemediği kaygısını doğuruyordu. Yoksa yıllar geçtikçe güçleneceğine, zayıflıyor muydu insan? Olgunlaşacağına koflaşıyor, dayanıklılığını yitiriyor muydu? Öğreneceğine unutuyor, bildiklerinden şüpheye mi düşüyordu? Geride bıraktığı onca şeyden ve onca yıldan sonra böyle yaprak gibi titremek, kendini başa dönmüş gibi hissetmesine yol açıyordu. Yürümüş, yürümüş ama hiçbir yere gidememişti. Belki de dünyanın yuvarlak olması, daima başladığın yere, yani kendine döneceğin anlamına geliyordu.

Küçük bir Anadolu kasabasından İstanbul’un ışıklı gecelerine uzanan bir yolculuğun hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin birlikte tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda yolların nihayet daha büyük yollara bağlandığını, o büyük yolların da başka şehirlere, ülkelere kavuştuğunu anlar. Ve biri gittiğinde arkasında bir yol bıraktığını. Ama o yolların nefrete, ihanete de açıldığını anlaması için aradan yılların geçmesi, dostlukların sınanması, kaybedilenlerin bulunması gerekecektir.
Aşka Şeytan Karışır ve Maraz adlı romanları yayımlandığı yıllarda en çok satanlar listesinden aylarca inmeyen Hande Altaylı’dan yaşamın içinden, samimi ve sarsıcı yeni bir roman.

KİTABIN ÖZETİ:
Narin, Yaslıhan adında küçük bir Ege kasabasında doğar. Babası Moskof Recep, annesi Hatice, abisi Mehmet ve kız kardeşi Şadiye ile birlikte yaşamaktadır. Babasının, dünyalar çirkini annesiyle evlenmesinin tek sebebi elinin biraz para göreceği umududur. Evlendikten kısa süre sonra umutları fos çıkar ve zaten sevmediği karısından iyice nefret eder. Bu öyle güçlü bir duygudur ki, tüm hayatı onun üzerine şekillenir. Kasabası, mahallesi, evi ve hatta çocukları bile bu nefretten nasibini alır.

Narin ve kardeşleri sapsarı saçları, masmavi gözleriyle kara kuru çirkin annelerine hiç benzememektedir ama bu Moskof Recep için yeterli değildir. Annelerini hatırlatacak herhangi bir davranışta bulunmaları, babalarının içindeki nefretin körüklenmesi için yeterlidir. Moskof Recep, karısından bir iz görene kadar sever çocuklarını.

‘Mehmet üç yaşına gelip de Recep onda Hatice’yi görene kadar sevmişti oğlunu. Sıcak bir yaz sabahı oğlan ter içinde uykudan kalkıp yatağın içinde dikilmiş ve babasına Hatice’nin gözleriyle bakmıştı. Aslında Mehmet’in kocaman mavi gözlerinin, Hatice’nin kömür karası gözleriyle hiçbir benzerliği yoktu; ama o bakış… İşte o bakışa sinmişti karısı. Çocuk daha uyku mahmurluğunu üzerinden atıp yatağından inmeden, kabuğunu terk eden bir sümüklüböcek gibi sıyrılmıştı sevgisinden Recep. Ansızın ve tamamen.’

Narin bu sevgisiz ailede büyür. Ailenin her ferdi Recep’den ölesiye korkar, Recep’de bu korkuyu boşa çıkarmamak adına hepsini düzenli olarak döver, dövmezse hakaret eder. Hatice yediği dayaklara rağmen kocasından kaçmayı bir an bile düşünmez, düşünmediği gibi kocası başka bir kadınla kaçınca ağlar, sızlar, ardından yas tutar. Yıllar içinde Mehmet babasının bir kopyasına dönüşürken, Şadiye bir karakter dahi oluşturmayı beceremez; öylesine sindirilmiştir.

Narin bu şartlar altında yaşamaya çalışmaktadır. Türlü zorluklara karşın okula gitmeyi başarmıştır, üstelik başarılıdır da. Tüm bu olaylar arasında, 16 yaşında ilk kez aşık olur. İşte Kahperengi gözlü Fırat burada devreye giriyor ve Narin’in ilk aşkı tabi ki hüsranla sonuçlanıyor. En sonunda yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen Narin üniversite sınavını kazanıyor; Yaslıhan’ı, ailesini ve ilk aşkını arkasında bırakarak İstanbul’a kaçıyor.

Bu sefer Narin’in İstanbul’daki hayat mücadelesini izliyor ve hayatına giren o çok önemli insana tanık oluyoruz: Deniz. Ben bu kitapta en çok Deniz ve Narin’in arkadaşlıklarından keyif aldım sanırım. Utangaç, narin, ürkek Narin’le, ona taban tabana zıt Deniz ve aralarındaki tuhaf denge. Narin üniversitedeki ilk senesinde tanışır Deniz’le. Deniz çok zengindir, uçarıdır, neşelidir; Narin’in olamadığı her şeydir. Ama o da kimsesizdir aslında, geçmişindeki hayaletlerle boğuşmaktadır. İkisi birbirine kol kanat gerer, anne olur baba olur kardeş olur. Narin’in umutsuzluğun dibine vurduğu anlardan birinde Deniz ona şöyle der:

‘Sen kendine bakacaksın. Senin kendine bakamadığın zaman da ben sana bakacağım. Hepsi bu!’

Narin, Deniz’in de desteğiyle İstanbul’da kendine bir hayat kurar, meslek edinir, para kazanır, geçmişini arkasında bırakır. Ta ki bir partide ilk aşkı Fırat’a rastlayana kadar. Bu andan sonra eski sayfalar tekrar açılır, yüzleşmeler başlar.

Kategori: Romantik Aşk
Ekleyen: admin
Tarih: 27.03.2013
2.867 Kez Okundu


1 Yorum:

Avatar

Mirzeyeva Nurtac:

Tarih: Haziran 22nd, 2013 | Saat: 7:52 am

bayildim kitaba zaten merhamet filminede bayiliyorummmm ben merhamet dizisindeki burcin terzioglunu cokk seviyorum <3

Yorum Yap:

Copyright © 2014

Keremiya Wordpress Temaları v1

Tüm Hakları Saklıdır...